2 Ekim 2012 Salı

Benim Balyozum Benim Kararım!


Utanmasalar başlıkta söylediğim cümleyi de dillendirecekler. Balyoz davasıyla ilgili karar verildiği andan itibaren bir ajitasyon bir şaşırmışlık almış başını gidiyor. Vay efendim yaşlı başlı insanlar ölene kadar hapis yatacakmış, “eksik teşebbüs” olduğu için bu cezalar çok ağır olmuş falan filan. İyisi mi Balyoz zaten sizin karar da sizin olsun, ne mahkemeye ne de milletin vicdanına hiç gerek olmasın.

Yazdıklarımızı, söylediklerimizi bir intikam ve rövanş hissinin yansıması olarak değerlendiren ve bizden duygudaşlık (empati) yapmamızı isteyenler niçin gerçeği görmek istemiyorlar? Bir babanın ek iş yapmak suretiyle büyüttüğü 3 çocuktan birisi olarak benim paşa babaların çocuklarını anlama lüksüm sizce nedir? Zamanlama tutsaydı ben o paşalardan birinin çocuğunu okula götürüp getiren askerlerden birisi bile olabilirdim. Hal böyle olunca benim o paşaları da onların TV’lere çıkıp bizlere “geri zekalı” diyen çocuklarını da anlamam pek mümkün değil. Neticede ne Oxford ne de Harvard mezunu olmayan cahil cühela halkın bir parçasıyız biz ve bizden beklenen her 10 yılda başımıza kocaman bir balyoz yiyip buna sesimizi çıkarmamamız.  Zaten “bıçağın da kemiğe dayandığı” yer burası. İlk kez generaller sivil bir mahkemede yargılanıyor ve kendilerine göre milleti, devleti, ulvi değerleri korumak maksadıyla planını yaptıkları darbe girişiminden ötürü ceza alıyorlar.

Ne demişler alışmış kudurmuştan beterdir. Darbe yapmaya alışanların halini anlıyoruz da bunları savunmanın derdine düşmüş insanlara ne demeli. Sanıyorum “Stockholm” dedikleri ve sana eziyet edene bir süre sonra bu eziyetinden ötürü sevgi beslemek gibi bir durumu ifade eden SENDROM tam da budur. Bu sendromun yan etkisi olarak “ama eksik teşebbüs” diyebilecek bir ruh haline girenler var. Yahu teşebbüs eksik olmasaydı bu yargılama zaten mümkün olamazdı! Teşebbüs eksik olmasaydı -ki Allah korusun demek lazım- öldürülecek, işkence yapılacak, ülkeyi terk etmek zorunda bırakılacak ve bunun gibi bin türlü rezilliği göğüslemek zorunda kalacak ne kadar insan olurdu ben tahmin edemiyorum.

Yargı sürecinin sıkıntılı olduğu, davanın siyasi mülahazalar çerçevesinde yürüdüğünü, AK Partinin canı yandığı için bu davayla ilgilendiği gibi bin türlü kıvırma üzerinden Balyoz aklanmaya çalışılıyor. Darbe yapmak bir siyasi suç olmuyor mu? Seçilmiş hükümeti, sırf izlediği siyasayı beğenmedikleri için zorla, silahla devirmek siyasi bir suç değil mi? Bir sürü hasmın var, hayatına kast etmek ve hatta sevdiklerini öldürmek istiyorlar ve bunlardan birisi olarak ben elimde balyoz ile sana geliyorum, sen de ilk önce benim elimdeki balyozu kırmak istemez misin? Benim elimdeki balyozu kırmazsan kafana inecekse sonrasında sevdiklerini de koruyamayacaksan elbette sen de önce balyozu hedefe koyacaksın. Yargılama sürecinde hatalar olmuş, eksikler varmış. Eyvallah düzeltelim, üzerine gidelim, eleştirelim amma velâkin bunu neden bugün anımsadın? Bu memlekette ilk kez mi mahkeme kuruldu, ilk kez mi insanlar yargılandı! Yoksa saraylılar yargılanınca zoruna mı gitti? Halen daha “en büyük asker bizim asker” derken o askerlerin komutanlarının yargılanması ve ceza alması mı hatırlattı sana yargının eksik-aksak ilerlediğini? KCK davasında yapılan yanlışlıklar, eksik uygulamalar hiç gündemin olmamıştı. Yoksa onlar Kürt olduğu için seni ilgilendirmedi mi bu eksiklikler?

Sorular sormadan hazır cevaplar üzerinden ilerlemek istiyoruz biliyorum. Hepimize kocaman adamların ve en güvenilir(!) kurum addettiğimiz TSK’nın yüksek memurlarının(!) böyle cezalar alması ağır geldi farkındayım. Hepimiz aynı tornistandan (milli eğitim) geçtik ve birçoğumuzda bunun etkileri sürüyor. Halen daha “bu mendebur Akepe gidecekse darbeye razıyım” diyebilen ileri zekâlılar(!) da yok değil hani.  Çünkü olaya ilkesel bakmıyoruz, kendimize güvenerek çıkmıyoruz yola ve hep bir başka güce bırakıyoruz kaderimizi. Böyle olduğu için alışıyoruz 10 yılda bir balyoz yemeye, ağam-paşam demeye ve bunu diyerek iş gördürmeye. Kolaya kaçıyoruz kısacası. Balyozcular da kolaya kaçmak istedi. Cumhuriyet elden gidiyor, şeriat geliyor, terör bitmiyor gibi kof sloganlar çerçevesinde iktidarı ele geçirmek kadar kolayı var mı?(!) Şimdi Balyozculara destek veren balyoz severler de bunu yapıyor, eksik teşebbüs, yaşlı başlı adamlar, acılı aileler ve çocuklar, yargıdaki sorunlar ve diğerleri hep bu kolaycılığın ürünü…
   
Twitter: @burakyalim 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder