17 Haziran 2014 Salı

Yeni Türkiye'nin "Çatı Adayı"

CHP ve MHP'nin üzerinde anlaştığı "Çatı Aday" hepimize hayırlı olsun. Ekmeleddin İhsanoğlu hocanın adaylığı Türkiye'de 3 Kasım 2002'den itibaren daha belirgin şekilde yaşanan "sessiz devrim" hikayesinin en somut örneklerinden biridir. Milletin büyük çoğunluğunun hassasiyetleri ve önceliklerinin siyasete yansıması artık sadece AK Parti ile değil CHP-MHP'nin "Çatı Aday" önerisi ile de mümkün hale gelmiştir. Her ne kadar ortada bir illüzyon çabası olsa da cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda geldiğimiz nokta hiç değilse hakimiyetin kayıtsız şartsız millette olduğunun "algısal" kabulü açısından çok önemlidir.

Çok değil henüz 7 sene önce Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde yaşadıklarımızı bir düşünelim. Sözde değil özde laiklik vurguları, 27 Nisan E-Muhtırası ve Anayasa Mahkemesinin 367 kararı gibi rezillikler hepimizin malumu. İşin trajikomik yanı Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı seçtirmemek için türlü türlü oyunlar yapanların bugünlerde Abdullah Gül'ün köşkte bir dönem daha kalmasına sempatik bakıyor oluşu. Aslında bu durum Türkiye'nin dönüşüm hikayesinin ilk emaresi fakat Ekmeleddin İhsanoğlu'nun bizzat CHP lideri tarafından aday olarak önerilmesi kadar bariz değil. 

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun aday olarak önerilmesi çok önemli çünkü belki de ilk kez CHP ülkenin çoğunluğunu oluşturan muhafazakarları dikkate alan, muhafazakar kesimden de oy alma potansiyeli olan bir adayı gündeme getiriyor hem de Çankaya Köşkü için. CHP'nin bu tavrı samimidir yahut değildir ama önemli olan Kemalizmin kalesi olarak görülen Çankaya Köşkü için önerilen adayın muhafazakar, dindar kitlelerce de benimsenmesi için harcanan çabadır. Bu çabanın Türkiye'nin dönüşümünün somut örneği olduğunu inkar etmek kolay değil. 

Cumhuriyet devrimleri ile oluşturulmak istenen insan prototipi ve toplumsal yapının gerçekleşmediği ve Kemalist bakış açısıyla hakir görülen, ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılan dindar, muhafazakar, Anadolu insanının taleplerinin, hassasiyetlerinin önemsendiği bir aşamaya gelmek hiç değilse büyük bir dönüşümdür. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun çatı adayı olmasına CHP'nin Kemalist-Ulusalcı kanadından verilen tepkiler bu dönüşümün gerçekliğini ve belli çevrelerce de hazmedilemediğini açıkça göstermektedir. 

Birincisi Ekmeleddin bizatihi isim olarak CHP için çok yabancıdır. İkincisi Ekmeleddin İhsanoğlu İslam Konferansı Örgütü'nün eski Genel Sekreteridir. Üçüncüsü ise Ekmeleddin Hoca Mısır'daki El Ezher Üniversitesinden mezun olmuştur. Sadece bu üç veri ortalama CHP seçmeni için çağdaşlığa ve laikliğe aykırı bir insan tipini çağrıştırabilir. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun cumhuriyet devrimlerinin baskısına dayanamayıp Mısır'a göçen, Mehmet Akif'in mealini emanet ettiği İhsan Efendi'nin oğlu olduğunu söylediğimizde kalp spazmı geçirecekler bile olabilir. Nitekim sosyal medyada ilk anda verilen tepkilerde bu minvalde olmuş ve Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ismi dahi hem de gazetecilik yapanlarca doğru telaffuz edilememiştir. Başka çareleri olmadığının farkında olanlar ise öyle demeyin Ekmeleddin Bey "eğitimli, cv'si dolu, dil biliyor, uluslararası tecrübesi var hatta Amerika'daki hicivleriyle meşhur John Oliver'in Daily Show programına bile katılmış " gibi argümanlarla ilk olumsuz tepkileri dengelemeye çalıştılar. 

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun çatı adayı olarak CHP tarafından önerilmesi "Yeni Türkiye" söyleminin somut bir örneğidir. Yeni Türkiye'de milletin özellikle de muhafazakar kitlelerin talep ve hassasiyetlerini gözetmeyen, önemsemeyen bir girişimin gerçekçi olamayacağı en azından "çatı aday" örneğiyle görülmüştür. Muhalefet bu girişiminde samimidir yahut değildir bilemeyiz ancak Yeni Türkiye'nin yeni koşullarını anlamaya başladıkları umuduna sahip olabiliriz. Henüz yolun başında oldukları ise halkın seçeceği bir cumhurbaşkanı için halkın hiç tanımadığı ve daha önce siyaset benim işim değil beyanında bulunmuş Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önermelerinden belli olmaktadır. Evet Yeni Türkiye'de muhafazakar ve dindarları önemsemeyen bir girişimin eksikliği ortadadır ama sanıyorum Ekmeleddin İhsanoğlu da Yeni Türkiye'nin talebi olan terleyen, koşan, cumhurbaşkanı profiline uymamaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder