2 Nisan 2010 Cuma

Kıbrıs’ta Statüko (Talat) mı Değişim (Eroğlu) mi?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde seçimlere 15 gün kadar kısa bir zaman kaldı. Anketler halen daha Dr. Derviş Eroğlu’nu önde göstermekte ve Eroğlu’nun seçimleri birinci turdan kazanması bekleniyor. Yarışın en önemli iki isminden biri olan Mehmet Ali Talat ise oylarını yükseltme çabası ile en son müzakere sürecine ilişkin ilerleme kaydedildiği mesajını vermişti. Sanırsınız ki KKTC’de seçimi Talat kazansa adadaki sorunlar çözülecek ve birleşme sağlanacak. Talat’ın konuşmaları ve seçim propagandası adeta bu havada sürdürülüyor. Bilindiği gibi Mehmet Ali Talat KKTC’de yeni bir isim olmadığı gibi icra makamına da yeni gelmiş değildir. Geçtiğimiz 5 yıllık süre içerisinde Talat cumhurbaşkanlığı makamında müzakereleri yürütmekteydi. Talat bu makama gelmeden önce de KKTC Başbakanlığını yürütüyordu. 13 Ocak 2004 tarihinde yapılan seçimlerde Başbakanlık koltuğuna oturan Talat 24 Nisan 2004 yılında Annan Planı hakkında yapılan referandumda “evet” kanadında yer almış ve bu tavrı ile 20 Nisan 2005’te gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmıştı. Talat’ın Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarına gelmesinde belirleyici olan seçimlerde, Kıbrıslı Türkler çeyrek asırdan uzun süren statükonun kırılması ve KKTC’nin dünyadan izole edilmişliğinin son bulması ümidiyle oy kullanmıştı. Talat’ın 2004 yılından itibaren statükoyu kırmaya yönelik umutlarının herhangi bir netice vermemesi, 19 Nisan 2009’da gerçekleştirilen yerel seçimlerin sonunda Talat’ın partisine yönelik Kıbrıs Türkleri’nin büyük tepkisini gösteriyor ve Ulusal Birlik Partisi’ni iktidara taşıyordu. Kıbrıs Türk’ü vaat edilen çözümü göremediği gibi “evet” oyu kullandığı Annan Planı neticesinde Kıbrıslı Rumların Avrupa Birliğine alınmasını da sindirmek zorunda kalıyordu. Ayrıca Avrupa Birliği vaat ettiği izolasyonları kaldırmayı gerçekleştirmediği gibi Kıbrıs Rumlarını adanın tüm temsilcisi sayılacak şekilde Uluslararası Hukuka aykırı davranarak birlik üyeliğine kabul ediyordu.

15 gün sonra Kıbrıslı Türkler yine sandık başına gidecek ve yeni KKTC cumhurbaşkanını belirleyecek. Bu seçimlerde Kıbrıs Türklerinin geçen 6 yıllık süreçte Mehmet Ali Talat’ın yaptıkları veya yapamadıklarını oylayacağını söylemek zorlama bir yorum olmayacaktır. Seçimlere ilişkin yapılan anketlere bakıldığında Derviş Eroğlu’nun oyların %52,9’unu alacağı öngörülmekte ve bunun karşılığında Mehmet Ali Talat’ın desteği %42,1 olarak görülmekte.1 Farklı zamanlarda yapılan anketler incelendiğinde ise seçim sürecinde yapılan manevraların etkisi açıkça ortaya çıkmakta. Yılın başında yapılan anketlerde Derviş Eroğlu’nun bugün %52,9 olarak görünen desteği %51,3 iken Mehmet Ali Talat’ın desteği bugün görünenin çok uzağında %22 olarak öne çıkıyordu.2 Mehmet Ali Talat’ın oylarındaki bu büyük değişimin ardında yatan nedenlerin başında uluslararası toplumun desteği vardır. Avrupa Birliği, ABD, BM, Yunanistan ve Kıbrıslı Rum yetkililer yaklaşan seçimlerde Mehmet Ali Talat’ın kaybetmesinin Kıbrıs Çözüm sürecine büyük zarar vereceğini çeşitli vesileler ile açıklamaktan geri durmamaktadır. Tüm bu tarafların tezine göre Mehmet Ali Talat’ın 5 yıllık müzakere tecrübesinin önümüzdeki sürece de pozitif etki edeceği ve seçimleri kazanma ihtimali olan Derviş Eroğlu’nun eğer cumhurbaşkanı olursa müzakereleri bitirmek, durdurmak şeklinde bir pozisyon belirleyeceğidir. Anlaşılan o ki uluslararası toplum Kıbrıslı Türklerin aklını yeni bir umut tacirliği ile çelmeyi hedeflemektedir. Eğer Mehmet Ali Talat’ın müzakere tecrübesi önemli ise bugüne kadar gerçekleştirilen görüşmelerin ve müzakerelerin hangi sonucu doğurduğu, ne yönde olumlu bir adım atıldığı açıklanmalıdır. Derviş Eroğlu’nun müzakereleri bitireceğiz şeklinde herhangi bir açıklaması olmadığı gibi kendisi her fırsatta müzakereleri sürdürmekten yana tavır alacaklarını ifade etmiştir.3

Gelinen bu aşamada Kıbrıslı Türklerin 18 Nisan günü sandıkta ne yönde tavır belirleyeceği merak konusu olduğu gibi Kıbrıs’ta yeni bir statükonun yaratılıp yaratılamayacağı sorusunun cevabı da seçimler ile birlikte alınacaktır. Çözümsüzlüğün kırılması umudu ile Mehmet Ali Talat’a yetki veren Kıbrıslı Türkler, Talat yönetiminde süren 5 yıllık müzakerelerden hiçbir olumlu netice çıkmadığının farkındalar. Uluslararası toplumun desteklediği Mehmet Ali Talat’ın yanında yer alanlar ise başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası toplumun adaya gönderdiği fonlardan istifade edenlerdir. Çünkü Avrupa Birliği kanadından gelen son açıklama “KKTC Dış Politikası’nın mevcut hali ile sürdürülmesi ve bu hali ile sürdürülürse 2 yıl içinde çözüme ulaşılacağı yönünde” ve bu açıklamaya benzer söylemleri seçim propagandası yapanlarda Mehmet Ali Talat’ı destekleyenlerdir.4 Kıbrıs’ta iyi müzakerecilik yapmak ve çözüm istemek üzerinden yürütülen politikanın aslı Mehmet Ali Talat’ı cumhurbaşkanı yapmak ve Kıbrıslı Türkleri yine ardı arkası kesilmeyen sonuçsuz müzakere sürecine terk etmektir. Bize göre yapılması gereken, Kıbrıs Adasında egemen İngiliz Askeri Üs varlığının sorgulanması, Kıbrıslı Türklerin 2004 Annan referandumunda “evet” demelerini sağlayan izolasyonların kaldırılması vaadinin yerine getirilmesi ve her şeyden önce Birleşmiş Milletler platformunda başlayan Kıbrıs Sorunu’nun çözümünün bu parametreler etrafında konuşulmasıdır.

Dipnotlar:
1-http://www.webhaber.com/yapilan-anketlere-gore-eroglu-onde-haberi
2-http://www.dha.com.tr/n.php?n=441712a7-2010_01_15
3-http://www.usakgundem.com/haber/51112/kktc-başbakanı-derviş-eroğlu-39-nun-usak-konuşmasının-tam-metni.html
4-http://www.yeniduzen.com/detay.asp?a=18888&z=19

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme