2 Aralık 2010 Perşembe

Kosova Türkleri Seçimlere Hazır mı?


Kosova’da yapılacak seçimlere iki haftadan daha az bir zaman kaldı ve bugün itibariyle çekilen kura ile partilerin seçim pusulalarındaki numaraları da belirlenmiş oldu. Bildiğimiz gibi yapılacak seçimler Kosova’da cereyan eden siyasi krizin ardından olağanüstü bir statü kazanmış ve normalde 13 Şubat 2011’de gerçekleştirilmesi gerekirken 12 Aralık 2010 tarihine çekilmişti. Bu tarih değişikliği ajandalarını 2011 Şubat’ına göre ayarlayan tüm siyasi partiler açısından ivedi seçim çalışması yapma gereksinimi doğurdu. Gelinen bu aşamada yapılacak seçimlere 29 siyasi parti katılacak. Kosova’da gerçekleştirilecek seçimler Kosova Türk toplumu açısından da bir ilki beraberinde getiriyor. Bugüne kadar Kosova Türklüğünü siyasi arenada Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) temsil ediyordu ancak bu kez yapılacak seçimlere iki Türk partisi birden katılıyor. Mayıs ayında kurulan Kosova Türk Birliği Partisi (KTBP) de 12 Aralık’ta yapılacak seçimlerde 24 milletvekili adayı ile yarışacak.
Kosova’da Türk varlığı 1389 I. Kosova savaşı ile başlarken bugün Kosova’da en az altmış bin Türk soydaşımız yaşamaktadır. Gerçekleştirilecek seçimler öncesinde Kosova Türkleri KDTP’nin sahip olduğu 3 milletvekili, 1 bakan ve 1 bakan yardımcılığı ile siyasi temsile sahipti. Fakat yapılacak yeni seçimlerde aynı başarının sağlanıp sağlanmayacağı konusunda bilhassa ikinci bir siyasi parti olarak KTBP’nin de seçimlere girecek olması nedeniyle çeşitli tartışmalar yaşanmakta. Peki, Kosova Türkleri neden ikinci bir siyasi parti kurma ihtiyacında bulundular ve KDTP çatısı altında bir bütün olarak siyasi temsili tercih etmediler? Kosova’da çok partili hayata geçildiği 1990 yılından itibaren KDTP varlığını sürdürmüş savaştan sonra yapılan 3 genel seçimde de milletvekili elde etmiştir. Türkiye’nin de bu yönde politikası KDTP çatısı altında Kosova Türklüğünü toplamak ve bölüntülere karşı durmak olmuştur. Fakat bugün gelinen noktada Kosova Türkleri özellikle KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar ve yakın çevresine karşı ciddi bir muhalefet örneği sergilemektedir. Bu muhalefetin sebebi Genel Başkan Mahir Yağcılar’ın şahsında topladığı yetkiler ile anlamlandırabiliriz. Yağcılar geçtiğimiz dönemde hem milletvekili hem bakan hem de parti genel başkanlığı görevlerini tek başına yürütüyordu. Bu da Kosova Türkleri arasında daha fazla bireyle temsil edilebilme imkanı varken, Yağcılar’ın tek elde üç koltuğu da zapt ederek kendi ego ve menfaatlerini daha çok önemsediği yolunda yorumlara neden oldu. Bir önceki seçimlerde de bu gibi nedenlerle Kosovalı bir Türk, Suzan Nobırdalı, Yeni Kosova İttifakı (AKR) den milletvekili seçilmiş, bir başka Türk de bağımsız aday olarak binin üzerinde oy almış ancak milletvekili seçilememişti. Yine Kosova Türk toplumunun bilinen isimlerinden ve KDTP’nin eski merkez yönetim kurulu üyesi Ergin Köroğlu da Ramuş Haradinay’ın lideri olduğu Kosova’nın Geleceği İçin İttifak (AAK) partisinin danışmanlığını yürütüyor. Tüm bu bölünmeler ve çekişmeler ile birlikte Genel Başkan Yağcılar’ın 10 yıldır parti başkanlığı görevini yürütüyor olması Kosova Türkleri açısından birer eleştiri sebebi olmakla birlikte yeni bir siyasi parti kurmanın nedenlerini oluşturmuştur.
Kosova’da seçim kapıdadır ve Kosova Türkleri şuan görüntü itibariyle iki ve hatta daha birçok parçaya bölünmüştür. Bu durum Kosova’daki soydaşlar açısından olumlu neticeler doğurmayacağı gibi Türkiye’nin politikaları açısından da büyük bir sorun oluşturmaktadır. Daha önce sadece KDTP ile Kosova soydaşlarına doğrudan ulaşan Türkiye, bu bölünmüşlük ile birlikte zor durumda kalmıştır. Sayın Başbakan’ın yakın zamanda gerçekleştirdiği ziyarette Türkiye’nin Kosova’da KDTP’yi tek muhatap olarak göreceği, yeni partilerin Türkiye tarafından desteklenmeyeceği yönündeki mesajlar büyük önem taşısa da Kosova Türkleri açısından Mahir Yağcılar başkanlığındaki KDTP, altında birleşilecek bir çatıyı ifade etmemektedir. Parlamento seçimlerinde 2 milletvekili azınlık kontenjanından garanti olarak görülse de daha önce fazladan bir milletvekili daha çıkarabilen Kosova Türk toplumu yapılacak seçimlerin sonuçlarıyla birlikte yaşadığı bu bölünmenin nasıl neticeleneceğini görecektir. Gerek Kosova Türk toplumunun ihtiyaçları gerekse Türkiye’nin Kosova’da ve balkanlarda yürüttüğü politikalar için bölünmüş bir Kosova Türklüğü olumsuz etkiler yapacaktır. Balkanlarda yürüttüğümüz politikaların temelinde Türk soydaşlar bulunmaktadır ve Balkan ülkelerindeki Türkiye’nin nüfuzu bu doğrultuda belirginleşmektedir. Bu anlamda Türkiye’nin Kosova Türklerinde yaşanan bu bölünme ve çekişmeleri iyi okuması ve yerinde politikalar ile bu durumu sonlandırması büyük önem taşımaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme