7 Ağustos 2012 Salı

Smyrna Youth Dialouge: EXPO 2020


Siyasetimizin nezaketi sıkça yitirdiği, muhalefet ile iktidar partilerinin oturup konuşamadığı bir ülkenin genci olarak birkaç gün önce İzmir’de yaşadığım deneyim geleceğe yönelik var olan umutlarımın bir kere daha yeşermesine vesile oldu. Yıllardır sivil toplum çalışmaları ve siyasete ilgi duyan ve bu anlamda kendi meşrebince faaliyet gösteren bir birey olarak uzun zamandır bu kadar heyecanlanmamıştım. İzmir’de bir masanın etrafında birbirinden çok farklı kesimleri temsil eden yaklaşık 30 STK ve platform bir araya gelmiş ve İzmir’in 2015 için kaybettiği ama 2020’ye yeniden aday olduğu EXPO organizasyonunu kazanmak için güç birliği yapmaya karar veriyordu.

EXPO kısaca bir “Dünya Sergisi”. En son Çin’in Şanghay şehrinde 2010 yılında gerçekleştirilen bu sergi ile Çin’e dünyadan 73 milyon ziyaretçi akmış ve bu Çin’in gayri safi yurtiçi hâsılasında yakaladığı %5’lik büyümeye katkı sunarken diğer taraftan düzenlendiği dönemde Çin’deki yabancı yatırımların %58-60 oranında artmasını sağlamış. EXPO’nun tarihçesi de epey eskiye dayanıyor. İlki Londra’da 1851 yılında gerçekleştirilen EXPO’nun tarihsel sürecinde telefon, televizyon, mikrofon gibi buluşlar ilk kez EXPO vesilesiyle dünyaya tanıtılmış. Mesela Fransa’ya turist akınına neden olan ve giden herkesin fotoğraf çektirmek için uğradığı Eyfel Kulesi 1889’da gerçekleşen Paris EXPO’su için inşa edilmiş. Özet olarak EXPO dünyayı ayağınıza getirerek tanıtımınıza katkı sunan, bu süreçte yapıldığı şehri dönüştürüp marka haline getiren, turistik ve doğrudan yatırımlar anlamında inanılmaz ekonomik kazanç sağlayan bir etkinlik olarak her şehrin ve ülkenin gerçekleştirmek isteyeceği küresel bir organizasyon.

EXPO’nun İzmir’e gelmesi ve toplamda bu etkinlikten Türkiye’nin sağlayacağı kazancı sayfalarca yazabiliriz. Ancak benim dikkat çekmek istediğim konu; Türkiye gençliğinin böyle büyük çapta bir etkinliği ülkesine kazandırmak amacıyla lobi ve tanıtım faaliyeti yürütecek bir sivil toplum mekanizmasını tüm farklılıkları ve çatışma alanlarını bir kenara iterek elbirliği ile kurma çabası. İzmir’de “Smyrna Youth Dialouge” veya “İzmir Gençlik Diyaloğu” adıyla oluşturulan inisiyatif; Akademik Platformlar, Finans Odaklı Sivil Toplum Kuruluşları, Kültür odaklı Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversite kulüpleri ve temsilcileri, Ulusal Gençlik Parlamentosu, Gençlik Meclisleri, Siyasi Partilerin Gençlik Kuruluşları ve Uluslararası Gençlik örgütlerinin katıldığı bir toplantı ile tanıtılırken bu girişime öncülük eden AK Parti İzmir Gençlik Kolları da masadaydı. CHP Gençlik Kollarının davet edilmiş olmasına rağmen masada olmayışı her ne kadar eksiklik oluşturmuşsa da bu anlamda Sosyal Demokrasi Vakfı’nın temsilci göndermiş olması o açığı kapattı ve inisiyatifin AK Partiye mal edilmesine olanak tanımadı. Burada tabii CHP’li gençlerin masaya oturmamış olması ayrıca tartışılması gereken önemli bir konu olmakla birlikte AK Parti Gençlik Kolları yetkililerinin günün sonunda oluşan inisiyatifin dışına çıkacağını ve lobi ve tanıtımı sivil topluma bırakacağını belirtmesi de bir o kadar anlamlı. Elbette siyaset de tanıtım ve lobi yapacaktır ancak her meselenin politik çatışmaya kurban gittiği güzel ülkemde İzmir’in EXPO 2020 adaylığı için siyasi çaba yeterli olmaz ve birbirinden farklı grupları temsil eden STK ve platformların oluşturduğu inisiyatif siyasi çekişmeye kurban edilmemeli. İşte bu noktada AK Parti Gençlik Kolları İzmir il teşkilatını tebrik etmek ve kolaylaştırıcılık yapıp akabinde inisiyatifi dışarıdan destekleme yolunu tercih ettikleri için teşekkürü hak ettiklerini belirtmek gerekiyor.

İzmir’de böyle bir toplantının gerçekleşmiş olmasının önem arz eden bir başka yanı ise Türkiye’de gençlerin eskiye oranla dünyayı daha yakından takip ettiği ve uluslar arası organizasyonlara ilgi duymaya başladığını gözlemlemek oldu. Şöyle bir düşündüğümüz zaman Türkiye’nin uluslararası görünürlüğü bakımından EXPO 2020’nin sağlayacağı fayda asla göz ardı edilemez. Tabii bu gibi etkinliklere aday olunması, ev sahipliği yapabilme çabası ve bu çabaya gençliğin dahil olması Türkiye’nin son dönemde sadece yönetsel anlamda değil toplumsal anlamda da ne kadar uluslararasılaştığını ve dünya ile entegre olmaya başladığını gösterir. Yıllardır Türkiye’nin en sıkıntılı yanı uluslar arası ortamda kendi tezlerini ve duruşunu yeterince anlatamıyor oluşuydu. Sırf bu yüzden ne Ermeni Sorunu konusunda ne de Kıbrıs Sorunu noktasında çok mesafe alamadığımız hepimizin malumu. İşte bu noktada EXPO 2020 adaylığı bize yeni dönemde kendimizi ifade etme ve dünyayı takip etme konularında bilinçli ve duyarlı bir nesle sahip olacağımızı açıkça gösteriyor. Lobi ve tanıtım biraz da lisan işi, dünyayı okuma ve anlama işi. Dolayısıyla bugün EXPO 2020 ile yaşanacak bu süreç zaman içerisinde büyük bir tecrübenin oluşmasını da beraberinde getirecektir. Artık eskisi gibi Misak-ı Milli sınırları içine hapsolmuş bir vizyonun değil, tüm küreyi kapsayan bir yaklaşımın ürünü olan bir neslin de oluştuğu ve Türkiye’ye çok yarar sağlayacağı İzmir’deki toplantı ile bir kere daha açıkça görüldü diyebiliriz.

İzmir’in EXPO 2020 adaylık sürecinde STK ve platformların rol alması kadar önemli olan bir başka konu ise katıldığım toplantıda masayı oluşturanların kahır ekseriyetinin genç olmasıydı. Bu bana yeni bir dilin, yeni bir siyasetin ve yeni bir Türkiye imajının oluşması anlamında çok anlamlı görünüyor. Yıllarca gençliğin ya birbirine kırdırılmak suretiyle yahut susturularak arka plana itildiği ülkemizde artık gençlerin “ben varım” dediklerini gösteren önemli bir örnek olarak “Smyrna Youth Dialogue” projesi çok anlamlı. Bugün EXPO 2020’yi İzmir’e getirmek için kenetlenen gençlerin yarın daha farklı projeler ve organizasyonlarda yeniden bir araya gelebilmesi için belki bir rol model olarak “Smyrna Youth Dialogue” ön plana çıkarılabilmeli. Aslında İzmir’de gerçekleşen toplantıda buna yönelik fikirler de masaya konulmadı değil. Hatta bu fikirlerden en çarpıcı olanı ve bilhassa beni çok fazla heyecanlandıranı ise “Amed Youth Dialogue” diye seslendirilendi. Amed hepimizin malumu Diyarbakır. Yıllarca Amed diyemediğimiz ama buna mukabil kolaylıkla Smyrna diyebildiğimiz bir ülkede yaşıyoruz. İzmir’de hem de gençlerce “Amed Youth Dialogue” fikrinin dillendirilip alkış alması, “neden olmasın ki” denilerek karşılanması Türkiye’nin Suriyeli Kürtleri tartıştığı şu gündem içerisinde geleceğe yönelik bir umut oluşturmuyor mu? İzmir’de EXPO 2020 adaylığı için kurulan masa yarın Diyarbakır’da kurulması ve Suriyeli, Iraklı ve hatta İranlı Kürtler ile Türkiyeli Kürtlerin çekim merkezi olarak Amed’de buluşmasını, Türkiye’nin Kürt sorununu çözmesi ve yakın coğrafyasındaki Kürtlerle bir bütün olarak yarınlara daha güçlü bakması açısından anlamlı olacaktır.

İzmir’in EXPO 2020’ye ev sahipliği yapması önemli ama İzmir EXPO 2020’yi alsın veya almasın İzmir’de birbirinden çok farklı grupları temsil eden gençlerin kurduğu masa geleceğe dönük organizasyonlar, projeler, birlik ve kardeşlik anlayışı için çok daha önemli. Bu masanın kurulmasına öncülük eden AK Parti İzmir Teşkilatı’na Başkanları Bilal Kırkpınar ve Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Gülpınar nezrinde teşekkür ediyorum. Masanın etrafında olan genç arkadaşlarımızla birlik ve beraberlik içinde inşa edeceğimiz mutlu yarınlar için çok heyecanlıyım. Her birine bu projeyi önemsedikleri ve katkı sunmak için hazır olduklarını beyan ettikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Biz TUİÇ olarak Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcım Murat Elbeye ile birlikte bu anlamlı çalışmaya destek için oradaydık ve bundan sonra yapılacak tüm çalışmalarda bu çoğulcu ortam ve işbirliği perspektifi sürdüğü müddetçe orada olacağız. “Peki ya siz?”

Burak YALIM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme